29 Aralık 2010 Çarşamba

Yazma Alışkanlığı Edinmek

Yazar  olmanın en önemli şartı, yazma alışkanlığına sahip olmaktır. Bu, disiplin isteyen bir iştir ve göründüğü kadar da kolay değildir. (en azından benim için öyle) Dorothea Brande "Yazar Olmak" isimli kitabında "Bir amaca ulaşmaktaki en büyük engelimiz, iyi niyetlerle de olsa, yeni bir alışkanlık edinmeye çalışmak ya da eski bir alışkanlıktan kurtulmaktır," der. Ne kadar doğru! Yazma alışkanlığı oluşturmak, bilinçaltını eğitmekten, yazan ele bağlantısını sağlamaktan geçiyor. Bunu yapmanın tek yolu ise yazmak,  ne yazdığının önemi olmadan, bilincinizi serbest bırakıp akmasını sağlamak. 

21 günde sigarayı bırakmak veya 21 günde kusursuz bellek...vs gibi reklamlar eminim gözünüze çarpmıştır. Hiç düşündünüz mü neden 21? Neden 15, 50,100 değil de 21? Bunun çok ilginç bir açıklaması var. Kişisel gelişim kitaplarında, size, bilinçaltının nasıl çalıştığının yanısıra, her hücrenin/her kasın da bir bilinçaltı olduğu öğretilir. Bir bilgiyi, her hücreye depoladığımız zaman ancak öğrenilen, alışkanlık haline gelir. 21 günde hücreler bölünür ve çoğalır. Dolayısıyla bir bilgiyi tüm hücrelerinize iletmek 21 gün ve katlarında gerçekleşecektir. 

Bu teoriyi her alana yayabiliriz. Yazma eylemi için konuşursak eğer, 21 gün ve katlarında, her gün, sabah uyanır uyanmaz bilinç akışı yöntemi ile yazmaya başlarsak 21 gün sonunda, bilinçaltınızın otomatikman bunu bir günlük rutin olarak kabul edip uygulamak isteyecektir. Kulağa ne kadar kolay geliyor değil mi? Burada esas olan 21 gün boyunca aksatmadan, bahane yaratmadan (çünkü bilinçaltı sizi ikna edecek şahane bahaneler yaratır) yazmaktır.

Peki ne yazmalıyız? Nasıl? Kaç saat? Kaç sayfa? Dorothea Brande şunu öneriyor: “Yazmayı doğal hale getirmenin en iyi yolu da her zamankinden yarım saat, hatta bir saat önce yataktan kalkmak ve elinizden geldiği kadar çabuk-konuşmadan, gazeteye göz atmadan, bir
Peki, neden yazdıklarımızı okumamalıyız? Bunun cevabını da şöyle veriyor yazarımız: Çünkü bu, sadece yazma alışkanlığı kazanma çalışması. Anlamlı bir hikaye ya da roman oluşturmanın ön taslakları değil. Yazdıklarınızı okuyup kendinize ağır eleştiriler getirerek, çabalarınızı baltalayabilirsiniz. O nedenle en azından bir 15 gün boyunca kesinlikle okumayın. Yazma alışkanlığı kazandığınıza emin olduktan sonra, o yazıları okuyup içinde mevcut olan bilgileri (ne tür yazmaktan hoşlandığınız, bilinçaltınızda var olan karakterler, hikayeler...vs.) değerlendirebilirsiniz.

Sizi bilmem ama, ben, yarın bu alıştırmalara başlayacağım. Bana katılacak var mı? 

1 yorum:

Adsız dedi ki...

paylaşım için çok tşk. gayet güzel ve keyif verici olmuş blogunuz

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...